Burası insanı “düzeltmeye” çalıştığımız bir yer değil.
Çünkü insanın bozuk olduğuna inanmıyorum.
İnsan bazen yorulur.
Bazen dağılır.
Bazen kendine bile yabancılaşır.
Ama bunlar bir arıza değil,
insan olmanın izleridir.
Terapi benim için, bir şeyi düzeltmekten çok;
olanı gerçekten görebilmekle ilgilidir.
Koç Lisesi’nin ardından psikoloji lisans eğitimimi İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İngilizce olarak tamamladım.
Klinik psikoloji yüksek lisansımı ise International Balkan University’nde bitirdim.
Yüksek lisans tezimi;
ebeveynlik stilleri, bağlanma stilleri ve Türkiye’deki genç yetişkinlerde madde kötüye kullanımı arasındaki ilişki üzerine yazdım.
Çalışmalarımda Acceptance and Commitment Therapy (ACT), Pozitif Psikoterapi ve Şema Terapi yaklaşımlarından beslenen bütüncül bir perspektifle ilerliyorum.
Ancak her danışanın hikâyesinin kendine özgü olduğunu bilerek süreci kişiye özel olarak yapılandırıyorum.
Çünkü bazen iyileşmek,
değişmekten önce
kendini olduğu gibi görebilmektir.